SATILIK HAYATLAR! “Av Turizmi”

0
916

İnsanlığın var oluşuyla birlikte, doğayı gözlemleyebilme yetisiyle başlayan, vahşi hayvanların içgüdüsel beslenme mücadelesinin yansıması avcılık, insan türünde yüzyıllar geçmesine rağmen aynı ilkellikte ve adlandırılmış farklı ihtiyaçlarla devam ediyor. Ego ihtiyacı!

Spor ya da turizm başlığı altında devletlerce de desteklenen bu ölüm sporu, bugünlerde ihale konusu bile edilmeye başlandı.

Ne acıdır ki, kontrolsüzce çoğalan ve yayılan insan nüfusu, kendi dışındaki türlere gösterdiği acımasız kıyımın sonucunu, doğal döngünün ve yaşam alanlarının tükenmesi ile öderken, bir yandan da tüm benciliğiyle son gayretini göstermeye devam ediyor.

Bugün yalnızca ülkemizde değil, dünyada da endemik, yani nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya kalan birçok hayvan türü, bir taraftan yasalarca korunma altına alınırken, diğer taraftan da yine aynı yasalarca –gelir yaratma amaçlı- öldürülmeye teşvik ediliyor. Doğanın sahibi olmayan türümüz, doğayı satılığa çıkarıyor kısaca.

Aşağıda detaylarını bulacağınız türler, 2015-2016 yılı “Av Turizmi” kapsamında yerli ve yabancı avcılara ilgili kota kapsamında ihaleyle satışa çıkarıldı. Belirlenen bedelleri ödeyerek seçtiğiniz bir hayvanı öldürebiliyorsunuz. Ardından da alıp götürebiliyorsunuz.

Ücretlendirme usulleri ise bir o kadar trajik. Örneğin avladığınız bir ayının karşılığında devlete ödenecek “turizm av bedeli”, ayının iki koltuk arası mesafeyle, burun ucundan kuyruğuna uzanan hattın cm cinsiyle ve “güzellik puanı” denen, ayının heybeti-gösterişi karşılığında verilen puanların toplamıyla belirlenen katsayıya göre hesaplanıyor. Ne acımasız değil mi? Av bir boynuzlu hayvansa, boynuzun kırık olması, simetrik olmama gibi “hatalı boynuz” tabir edilen durumlarda da, aynı güzellik anlayışıyla av ücretinde indirim yapılıyor…

Avlanan bir kızıl geyik, çene altından kesilmek ve kafası “temizlenmek” suretiyle boynuzları ile birlikte kaynatıldıktan sonra vereceği ağırlığa göre katsayı ediliyor…!

Belli yaşın üstünde yani “yetişkin” olarak tabir edilen “genelde erkek” türe av izni verilmiş olsa da, yavru-dişi ya da anneyi yanlışlıkla vurmanız halinde, av ücretine ilave ödeyeceğiniz yaklaşık %50’lik bir ceza ücreti karşılığında bu çıkmazdan kurtulabiliyorsunuz. Peki ya yetim kalan yavrular, bebekler…? Bu onların acısını da dindirebiliyor mu?

Peki ya yaralamalar? Öldüremediğiniz ancak yaraladığınız hayvan, doğa içinde bu trajik haliyle, yaşadığı şok ve acıyla yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Karşılığında elbette ki bir “yaralama ücreti” ödeniyor ve bu genellikle av bedeli kadar oluyor, ancak bu bedel onun acısını dindirmeye yetiyor mu? İçinde kaldığı durum her birimizin en temel haklarından olan yaşama ya da acı çekmeme hakkıyla bağdaşıyor mu? Doğa bizim “parayla biçtiğimiz” adalete evet diyor mu? Her şeyden önce biz kendimizde böylesine bir hakkı görebiliyor muyuz?

Vahşi yaşamın türlerin neslinin devamı için alınmış sözde önlemler, aksi duruma, yani kazara ölümlere ve yaralamalara da açık.

Vahşi doğa, insanların zevk ve eğlencesi uğruna acımasızca yok ediliyor. Adına spor ya da turizm denen bu çağdışı uygulamanın, bir an evvel büyük yanlıştan dönülerek sonlandırılması dileğimiz…

Adım Çengel Boynuzlu Dağ Keçisi

vega-3-165Karakeçi veya dağ keçisi olarak da adlandırılı- yorum. Ayak tabanlarımdaki yumuşak yastıklar sayesinde çok dik kayalara bile tırmanabiliyorum. Yiyeceğin bol olduğu alçak yerleri sevmekle birlikte insan baskısından dolayı mümkünse yüksek dağlara çıkıyorum.

Kendimi düşmandan koruyabilecek(boynuzum dışında) bir savunmaya sahip olmadığım için çevremde tırmanabileceğim sarp kayalıklar, tek kaçış yolumdur. 12 ila 18 yıl arasında yaşarım. İnsanlara zarar vermem, alanlarına girmem, rahatsız etmem. Genelde, ürkek ve temkinliyimdir. Ancak yine de her zaman kaçamam; çünkü her an nereden geldiğini bilmediğim bir kurşunun hedefi olabilirim.

Bu yıl içimizden 32 kişinin daha ölmesine karar verildi. Yavrularımız da dahil birçoğumuzun yaralanması da göze alındı. Ölümümün karşılığı, 2600 ila 4000 TL. Bugün ben öldüğümde senin hayatında hiçbir şey değişmeyecek, ama benim için çok şey değişecek… Bunu neden yapıyorsun?

Adım Anadolu Yaban Koyunu…

vega-3-14Ceren, ceran, muflon, dağ koyunu, kaya davarı, gibi farklı isimlerle de adlandırılıyorum. Dünyada yalnızca Konya, Bozdağ’da yaşıyorum. Neslim tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olduğu için 1960’lı yıllarda Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından koruma altına alındım.

Hastalıklara karşı direncimin düşük olması sebebiyle Türkiye’de türümün varlığı 800’e kadar düştü.

Genelde sürümle birlikte koordineli ve temkinlimdir. Ancak yine de kaçamam; çünkü her an nereden geldiğini bilmediğim bir kur- şunun hedefi olabilirim. Size zarar vermem, alanınıza girmem, sizi rahatsız etmem.

Bu yıl içimizden 6 kişinin daha ölmesine karar verildi. Yavrularımız da dahil birçoğumuzun yaralanması da göze alındı. Ölümü- mün karşılığı, 60.000 ila 70.000 TL. Bugün ben öldüğümde senin hayatında hiçbir şey değişmeyecek, ama benim çok şey… Bunu neden yapıyorsun?

Adım Kızıl Geyik…

Yaklaşık 3000 mt.ye kadar yüksekliklerde yaşayabilirim. Taze yaprak ve meyve ile beslenirim. 250 günlük gebelik sürem sonunda boynuzlarımı döküp yavrularım. Yavrularım 4 ile 9 ay, anne sütü ile beslenir. Yani onların bana ihtiyacı var, tıpkı senin yavruların gibi. Anne ve yavrular arasındaki bağı sağlayan me’lemeler dışında sesimiz çıkmaz. 12 ila 15 yıl arasıdır ömrüm. Size zarar vermem, alanınıza girmem, sizi rahatsız etmem. Ama yine de bu uçsuz bucaksız topraklara sığamam… Bu ülkede yaklaşık 1500 kişi kadar kaldık.

Bu yıl içimizden 62 kişinin daha ölmesine karar verildi. Yavrularımız da dahil birçoğumuzun yaralanması da göze alındı. Ölümümün karşılığı, 1.000 ila 8.000 TL. Bugün ben öldüğümde senin hayatında hiçbir şey değişmeyecek, ama benim çok şey… Beni neden öldürmek istiyorsun?

Adım Melez Yaban Keçisi…

vega-3-169İki farklı türün çiftleş- mesi sonucu çıkmış melez bir türüm. Türümün varlığı da zaten diğer bir türün azalması sonucu ortaya çıkmış. Gri ve siyahtan oluşan bir rengim var. Oldukça ürkek bir hayvanım. İnsanlardan sürekli kaçarım. İnsanlara zarar vermek bir tarafa, onlardan fazlasıyla korkarım. Ancak benim zarar vermemem, insanlardan zarar görmemem için yeterli bir neden değil.

Bu yıl içimizden 17 kişinin daha ölmesine karar verildi. Yavrularımız da dahil birçoğumuzun yaralanması da göze alındı. Ölümümün karşılığı, 3.500 ila 4.000 TL. Bugün ben öldüğümde senin hayatında hiçbir şey değişmeyecek, ama benim çok şey… Neden?

Adım Yaban Keçisi…

Vahşi yaşamda nesli tükenme tehlikesi altında olan bir türüm :(.

vega-3-168Çok ürkek bir yapım var, tehlikelere karşı sürekli tetikteyim. Aslında başarılı bir tırmanıcıyım. Bana 4000-4500 mt. yüksekliklerde bile rastlamanız mümkün. Bunu biraz da ürkekliğime bağlayabilirsiniz. Gebeliğim 5 ay sürer ve yavrularımı 6 ay anne sütü ile beslerim. 1 yaşına kadar, bazen daha da uzun bir dönem yavrularım benden ayrılmaz. Onların bana ihtiyacı var.

İnsanlara ve diğer hayvanlara zarar vermem, otçul bir türüm ne de olsa. Zaten size göre bir avuç kalmış bir popülasyonum var.

Ama bu yıl içimizden 337 kişinin daha ölmesine karar verildi. Bunların 10’u dişi, 327’si erkek. Yavrularım da dahil birçoğumuzun yaralanması da göze alındı. Ölümümün karşılığı, 1.750 ila 8.000 TL. Bugün ben öldüğümde senin hayatında hiçbir şey değiş- meyecek, ama benim çok şey… Bizi neden öldürmek istiyorsun?

Adım Yaban Domuzu…

vega-3-170Evcil domuzun atasıyım. Ormanlık ve sulak bölgelerde sürüler halinde yaşayan bir memeli türüm. Bir kerede 2 ila 7 arasında yavrum olur. Burnum çok iyi koku alır. İnsan kokusunu çok uzaktan alarak onlardan kaçarım. Koku alma kabiliyetim sebebiyle, birçok insan ormanda mantar ararken burnumun hassasiyetinden faydalanır ve beni takip eder. Yiyeceğimi bulmak için eşelenmem sayesinde toprağı kabartıp havalandırarak ormana önemli katkı sağlarım. Zararsızım. Ancak yavrularım ile sıkıştırılınca ya da yaralı haldeyken yaklaştığında, zarar görmek endişesiyle saldırganlaşabilirim. Zarar görmemek için insanlarla karşı karşıya gelmemeye özen gösteririm.

Bu yıl içimizden 112 kişinin daha ölmesine karar verildi. Yavrularımız da dahil birçoğumuzun yaralanması da göze alındı. Ölümümün karşılığı, 100 ila 350 TL. Bugün ben öldüğümde senin hayatında hiçbir şey değişmeyecek, ama benim çok şey… Bunu gerçekten istiyor musun?

Adım Boz Ayı…

vega-3-171Besin aralığım çok geniş, ancak genelde otçul beslenirim. Büyük memelilerden, küçük memelilere, kuş yumurtalarından böcek ve larvalarına, bitki köklerinden meyvelere kadar çok farklı besinleri tüketebilirim. Yaklaşık 5 ayım uykuda geçer. Kış uykusu sırasında yemek yemem, su içmem, dışkı ve idrar bırakmam ancak ciddi biçimde kemik ağırlığımdan ve vücut ağırlığımdan kaybederim. Bu arada dişiysem, bu süreçte doğum yapabilirim ve yavrularım beni uyandırmadan da emebilirler. Ormanın en büyük canlısı olmama ve çarpıcı cüsseme rağmen, aslında oldukça ürkek ve korkağım. İnsanlar ile karşı karşıya gelmemeye çalışırım. Ani karşılaşmalarda ve ürktüğümde en yakındaki gizlenebilecek yere kaçmaya çalışırım, hiç durmadan gözden kayboluncaya kadar koşabilirim. Yaklaşık 20 yıl kadar yaşarım. Yaşam alanlarım, madencilik, yol yapımı, HES inşaatları ve orman kesimi faaliyetleri ve avcılık nedeniyle küçülmekte.

Buna rağmen, bu yıl içimizden 15 kişinin daha ölmesine karar verildi. Yavrularımız da dahil birçoğumuzun yaralanması da göze alındı. Ölümümün karşılığı, 10.000 ila 20.000 TL. Bugün öldüğümde senin hayatında hiçbir şey değişmeyecek, ama benim çok şey… Bunu neden istiyorsun?

Adım Ceylan…

Zarif yapılı, ince bacaklı, güzel ve iri gözlü bir hayvan olarak bilinirim. Daha çok çöl kenarlarında ve steplerde yaşarım. 5-6 aylık bir gebelik sürecinden sonra genellikle ikiz yavrularım olur. Dişiysem doğumdan hemen önce sürüden ayrılırım. Yavrularımı doğum sonrası birkaç hafta saklarım. Yavrularım 4-5 ay anne sütü ile beslenir. Bu ülkede çok sınırlı bir alanda hayatta kalmaya çalışıyorum, neslim tükenme tehlikesinde. Ancak yine de hedef alınıyorum.

Bu yıl içimizden 5 kişinin daha ölmesine karar verildi. Yavrularımız da dahil birçoğumuz yaralanacak. Ölümümün karşılığı, 2.900 ila 4.000 TL. Bugün ben öldüğümde senin hayatında hiçbir şey değişmeyecek, ama benim çok şey… Bunu gerçekten istiyor musun?

Adım Karaca…

Geyikgiller familyasının en küçük üyesiyim. Yaban hayatının en hassas hayvanlarından biri olarak tanınıyorum. Öyle ki, insanlarla karşılaştığımda strese girebiliyorum ve hatta gebeysem, bu stresle düşük bile yapabiliyorum  Orman içi yolları ve açıklık alanları o nedenle pek kullanmam. Gebelik sürem 11 ay kadar sürüyor ve yılda 1 ya da 2 yavrum olabiliyor. Otsu bitkilerle ve yapraklarla besleniyorum. İnsanlara hiçbir zararım yok. Beden ağırlığım 18 ila 30 kg arasında değişiyor, bu derece ufağım aslında. Ama bu bile avlanmama bir engel teşkil etmiyor.

Bu yıl içimizden 169 kişinin daha ölmesine karar verildi. Yavrularımız da dahil birçoğumuzun yaralanması da göze alındı. Ölümümün karşılığı, 350 ila 1.000 TL arası. Bugün ben öldüğümde senin hayatında hiçbir şey değişmeyecek, ama benim çok şey… Buna değeceğini düşünüyor musun?

Adım Tilki…

vega-3-174Ben de köpekgiller familyasındanım. Ormanlarda, kırlarda, tarlalarda yaşamayı tercih ederim ama şehir hayatı öylesine sardı ki çevremi, bazen şehir kenarlarında görlebilirim. Güvercin, keme, fare ve tavşan popülasyonlarını kontrol altında tutmaktır bu döngüdeki vazifem. Yavruma avlamayı öğretmek haricinde, genelde yalnız avlanırım. Senenin büyük bir bölümünü de yalnız geçiririm. Doğum sürem 50 gündür, sonra 3 ila 5 yavrum dünyaya gelir. Yavrularım ömürlerinin ilk iki haftası kördürler ve 4 ila 6 hafta boyunca anne sütü ile beslenirler. Erkeklerimiz, yavruların bakımında dişinin hep yanındadır, ona yardım eder. Eğer herhangi bir nedenden dolayı ölecek olursam, yavruların bakımını eşim yalnız başına yürütür. Bir yaşına kadar yavrularımızın bize ihtiyacı var. Ortalama ömrüm 12 yıl kadar. Ancak sana göre bu oldukça gereksiz…

Ölümümün karşılığı 25 lira. Bugün öldüğümde senin hayatında hiçbir şey değişmeyecek, ama benim çok şey… Beni neden öldürmek istiyorsun?

Adım Çakal…

Köpekgiller familyasının bir üyesiyim. Hani şu evcilleştirdiklerinizle aynı soydan. Eşimle ömür boyu süren bir “evlilik” içerisinde yaşarım, hepimiz öyle. Yeni doğan yavrularım ilk üç gün tamamen kördürler ve ilk üç hafta sadece anne sütü ile beslenirler. Daha sonra eşim ve ben kursağımızdan çıkardığımız yemeklerle besleriz onları. Yine de yavrularımızın süte bağımlılıkları 5 hafta daha sürer. Bizden bağımsız yaşamaya başlamaları ise 5-6 ayı bulur. Buna rağmen anneden ayrılamayanlarımız da olur. Ömrüm 8 yıl; bu kadar az aslında. Ama senin için yine de fazla…

Ölümümün karşılığı 25 lira. Bugün ben öldüğümde senin hayatında hiçbir şey değişmeyecek, ama benim çok şey… Beni neden öldürmek istiyorsun?

HENÜZ YORUM YOK