Erdem Aydoğdu

Stanford’un yayımladığı rapora göre, günümüz okyanuslarında büyük gövdeli canlıların ufak olanlara göre yok olma riski daha yüksek. Dünya tarihinde benzeri görülmemiş bu süreçte balıkçılık ve avcılığın büyük rolü olduğu düşünülüyor.

Stanford Üniversitesinden, profesör Jon Payne, güncel tür kayıplarını dünya tarihinin beş büyük toplu kayıp olaylarıyla karşılaştırıyor.

killer-whale-1744276_1280Stanford, Dünya Enerji & Çevre Bilimleri Bölümü’nde bir paleobiyolog olan Jonathan Payne, “Okyanuslardaki türlerin tükenmesi tehdidinin, canlıların büyüklüğüyle orantılı olduğu sonucuna ulaştık” diyor ve ekliyor: “Bu muhtemelen insanların tüketmek için daha büyük canlılara öncelik vermesinden kaynaklanıyor.”

Science dergisinin 16 Eylül tarihli sayısında yayımlanan yeni bir çalışmada, Payne ve ekibi soyu tükenme riski taşıyan yumuşakça ve omurgalı türlerin gövde boyu gibi ekolojik özelliklerine göre tükenme tehdit seviyelerini karşılaştırıyorlar.

Payne’in laboratuvarındaki çalışma ortaklarından biri olan, araştırmacı Noel Heim, “Günümüz okyanuslarında geçmişe göre neler olduğunu ikna edici bir şekilde gösterebilmek için fosil kayıtlarını kullandık” diyor.

Bulgular sadece modern çağda, özel olarak büyük gövdeli canlı türlerinin tüketime hedef olduğunu gösteriyor. Payne, “analizimiz gövde boyutundaki her 10 birimlik artışın, yok olma riskini 13 birime kadar artırdığını ortaya koyuyor, yani ne kadar iriyseniz türünüzün tükenme tehlikesi o kadar yüksek” diyor.

sperm-whale-1629484_1920Bilim adamları iri gövdeli canlıların tercih edilmesine dayalı tükenme sorununun, deniz ve okyanuslardaki ekosistem üzerinde de ciddi etkileri olacağını söylüyorlar çünkü bu canlılar içerisinde bulundukları besin zincirinin en üst basamaklarında yer almakta ve okyanuslar arasında farklı besin maddelerinin dolaşımına yardımcı oluyorlar.

Payne ve ekibi iri deniz canlılarının yok olma tehlikesine maruz kalma nedenlerini direkt olarak incelemiyor olsalar da, elde edilen bulgular ile insan türünün “suçluluğu” bilimsel literatürde konuyla sıkça ilişkilendiriliyor.

Bu bilim adamlarının daha önce de karşılaştığı bir durum. Örneğin, karada, mamutlar ve dünya genelindeki diğer dev canlıların tükenmesinde insan türünün parmağı olduğuna dair kanıtlar var. Heim, “Bunu defalarca gördük” diyor, “İnsanlar yeni bir ekosisteme giriyorlar ve ilk olarak en iri hayvanlar öldürülüyor. Deniz canlıları yakın zamana kadar istisnai bir durumdalardı, çünkü insanların erişimi kıyılarla sınırlıydı ve endüstriyel boyutta okyanus derinliklerinde avlanacak derecede teknolojiye sahip değildiler.”

wal-1302757_1920Payne, “bunca bulgudan çıkarılacak iyi bir sonuç varsa, o da insanların mevcut davranışlarını değiştirmek için hala zaman olduğudur” diyor. “Okyanuslardaki ısı ve asidite artış trendlerini hızlıca tersine çevirmek için yapabileceğimiz fazla şey yok, bunlar muhakkak ilgilenilmesi gereken gerçek tehditler. Yapabileceğimiz şey, avcılık ve balıkçılık ile ilişkili tehditleri değiştirmek olabilir. Balık popülasyonları da iklim ve okyanusa nazaran daha hızlı bir şekilde kendilerini yenileme potansiyeline sahipler. Bu durumu ulusal ve uluslararası seviyede alacağımız yerinde yönetimsel kararlar ile lehimize çevirebiliriz.”

Kaynak:
http://news.stanford.edu/2016/09/14/larger-marine-animals-higher-risk-extinction-humans-blame/
http://marinesciencetoday.com/2016/09/19/large-marine-animal-mass-extinction/
https://www.sciencedaily.com/releases/2016/09/160914144312.htm

HENÜZ YORUM YOK