Bitkisel Beslenme Diyabet Hastalarında Görülen Nöropatik Ağrıları Azaltıyor

0
745

Orlando – Aşağıdaki çalışmaya göre, bitki tüketimine dayalı bir beslenme biçimi, diyabetik sinir ağrılarını azaltmaya yardımcı olmaktadır. “Sorumlu Tıp için Doktorlar Komitesi” üyelerinden Dr. Anne Bruner ve Caroline Trapp, 15 hastanın katılımıyla gerçekleştirdikleri araştırmanın sonuçlarını bizlerle paylaştılar. Vegan beslenme biçimi ve B12 vitamin desteği uygulanan tip 2 diyabet ve diyabetik nöropati hastaları, yalnızca B12 vitamini ile desteklenen hastalara oranla ağrı skorlarında daha büyük gelişme gösterdiler. Doktorlar, bu çalışmadan elde ettikleri bulguları Amerikan Diyabet Eğitimcileri Birliği Toplantısı’nda sundular. “Diyabetik periferal nöropati vakalarında doktorların yapabilecekleri kısıtlı olduğundan, hastaların tedavisinde yeterli başarı elde edilememektedir” diyen Bunner şöyle devam etti: “Biz de buradan yola çıkarak, randomize kontrollü bir deney ortamında uygulanan az yağlı vegan beslenme biçiminin diyabetik nöropati ağrılarına etkisini görmek istedik.” Bunner ayrıca, tüm tip 2 diyabet hastalarının yaklaşık yarısında görülen diabetik nöropatiye ilişkin tedavi yöntemlerinin yalnızca ağrıları giderdiğinin, fakat ağrıların altında yatan nedeni ortadan kaldırmadığının da altını çizdi. Sinir ağrılarından şikayetçi 21 tip 2 diyabet hastası üzerinde Crane ve Sample tarafından yapılan bir çalışmada (J Nutr Med 1994; 4: 431-439) bir ay süreyle az yağlı ve bol lifli vegan beslenen katılımcıların % 81’inde ağrıların tamamen yok olduğu ve her birinin ortalama 5 kilo verdiği gözlemlenmiştir. Bu hastaların büyük bir kısmı diabet ve tansiyon ilaç- larını daha az kullanmaya başlamışlardır. Benzer sonuçların randomize kontrollü bir deney ortamında da elde edilip edilemeyeceğini görmek amacıyla Bunner ve Trapp bir DINE (Beslenme Değişikliği ile Tedavi) çalışması gerçekleştirmişlerdir. Deney, tip 2 diyabet ve nöropati hastalarından oluşan ve yaş ortalaması 57 olan toplam 15 kişilik bir grup üzerinde uygulanmıştır. Hastaların yaklaşık yarısı kadındır ve yine yarısı üniversite veya daha ileri düzeyde eğitim almıştır. Hastalara ya az yağlı, bol lifli vegan beslenme biçimi ve B12 vitamin desteği uygulanmış, ya da yalnızca B12 vitamini takviyesinde bulunulmuştur. Bunner, özellikle metformin kullanan diyabet hastalarında B12 eksikliğinin görüldüğü- nü belirtmektedir. Yeme alışkanlıklarında değişiklik yapılan hastalar sadece bitkisel gıdalarla beslenmiş, yağlı tohumlar ve kuruyemiş gibi yağ oranı yüksek gıdaların tüketimi 20 ila 30 gramla sınırlandırılmıştır. Bunun yanında her gün en az 40 gram lif tüketmeleri ve düşük glisemik indekse sahip yiyecekleri tercih etmeleri söylenmiştir. Bunner, yüksek lifli gıdaların az kalori içermeleri nedeniyle bu beslenme tü- ründe herhangi bir porsiyon sınırının da olmadığını ekledi.

Beslenme biçiminde değişiklik yapılan hastalar besin eğitimi, sosyal destek, pişirme denemeleri ve ürün örnekleri gibi konularda 20 haftalık bir beslenme kursuna da katılmışlardır. McGill Ağrı Testi sonuçlarına göre, vegan diyeti doğru uygulandığı takdirde (yedi kişiden beşi, tavsiye edilen diyeti tam olarak uygulamışlardır) bu diyet ile beslenen kişiler, sadece B12 vitamin desteği alanlara oranla oldukça büyük bir gelişme kaydetmişlerdir (P=0.04). Ayrıca kontrol grubuna kıyasla bu kişilerin vücut kitle endekslerinde önemli ölçüde düşüş gözlemlenmiştir (P=0.01). Diyet ile yalnızca B12 takviyesinin sonuçları kıyaslandığında diğer parametrelerde de iyileşmeler olduğu görülmüştür. Elde edilen sonuçlar başlangıç değerlerinden yüksek seyretmekle birlikte, B12 grubunda görülen değişimlerden büyük ölçüde farklılık göstermemişlerdir. Her iki grupta da kolesterol oranları- nın düşmesi, bu duruma örnek olarak verilebilir. Başlangıçta diyet grubunun kolesterol oranı, B12 grubuna göre daha düşük çıkmıştır. Ancak, diyet grubundaki deneklerin çoğu kolesterol ilaçlarını bırakırken, bu ilaçlar B12 grubuna daha fazla verilmeye başlanmıştır. Bunun sonucunda grafik değerleri yapay olarak düşmüştür.

Yine her iki grubun Hemoglobin A1c  seviyesinde oldukça önemli deği- şiklikler gözlemlenmiş, fakat çalışmanın sonunda, sonuçlar arasında büyük bir fark olmadığı görülmüştür. Bunner, bunun da büyük ihtimalle benzer ilaç tedavisi değişikliklerinden kaynaklandı- ğını vurgulamıştır. Grupların yaşam kalitesi skorlarındaki benzer değişimlerin yanısıra, diyet grubundakilerin Nöropoti Semptom Skorlarında (NSS) kontrol grubunda görülmeyen önemli gelişmeler gözlenmiştir. Fakat deneyin sonunda, sonuçlar arasında büyük bir fark olmadığı anla- şılmıştır. Bunner’ın da belirttiği üzere, bunun sebebi deneyin az sayıda hasta ile gerçekleştirilmiş olması ya da bir çalış- maya katılmanın kontrol grubu üzerinde yarattığı etki ile açıklanabilir. Araştırmacılara göre bu çalışma, diabetik nöropatiye bağlı ağrıların tedavisinde beslenme değişikliklerinin katkılarını ortaya koymaktadır. Hastaların 1 yıl süresince takip edilmesi ve uzun vadede ortaya çıkacak etkilerin bildirilmesi planlanmaktadır. Trapp, uyguladıkları beslenme şeklini hastalara açıklarken “vegan” kelimesini özellikle kullanmadığını ekledi. “Bazı insanlar bu kelimeden hoşlanmıyor. Onlara kesin bir çıkmaz gibi geliyor…” diyerek bu kelimeye çeşitli anlamlar yüklendiğine değindi. Bunun yerine bu diyeti  “bitki tüketimine dayalı beslenme biçimi” şeklinde tanımlıyor ve böylece hastalar da bu fikre daha sıcak bakıyorlar.

HENÜZ YORUM YOK