Avrupa’daki Organizasyonları Tanıyalım

0
605

Türkiye’de yakın zamanlarda organize olan vegan ve vejetaryen hareketin batıdaki karşılığı çok daha eski.Hatta Avrupa’daki en eski 3 organizasyon, 100 yılı aşkın süredir kurumsal mücadele içindeler. Fırsat buldukça sizlere bu organizasyonları ve çalışmalarından haberleri aktaracağız. Bu sayımızda İsviçre Vejetaryenler Birliği/ Swissveg ile kısa bir söyleşiye yer veriyoruz. Kendinizi tanıtır mısınız? Adım RenatoPichler. İsviçre’de yaşıyorum. 20 yıldır İsviçre de vejetaryenliği yaymaya çalışıyorum.30 yıl önce vejetaryenliği seçmiştim, 20 yıldır da veganım. Aynı zamanda İsviçre Vejetaryenler Birli- ği olan Swissveg’in de başkanıyım. Bize Swissveg’den bahseder misiniz? Swissweg 1993 ‘de kuruldu. Kuruluş ismimiz İsviçre Vejetaryenler Birliği idi. Bu yıl Swissveg adını aldık. İsviçre’de vegan ve vejetaryenler için çalışan en büyük organizasyonuz. Üyelerimizin yaklaşık olarak %30’u vegan, %70’i vejetaryen. Tüm etkinliklerimizi vegan olarak dü- zenliyoruz. Çünkü vejetaryenler, vegan yiyeceklerin hepsini yiyebiliyor.Veganlar ise tüm vejetaryen yiyecekleri yiyemiyor. Swissveg’in kurulduğundan bu yana karşılaştığı en büyük zorluklar neler oldu? 1993’de kurulduğumuzda vejetaryenlik çokaz, veganlık ise nerdeyse hiç bilinmiyordu. Ve hatta çoğu kişide de yanlış düşünceler vardı. Vejetaryenliğin sadece Hintliler ya da dindar insanlarca benimsendiği, “sıradan” insanlar için olmadığı gibi. Son 20 yıl içinde bu algılarda çok büyük değişiklikler oldu. Bundan dolayı çok mutluyum. Şimdi aynı şey veganlıki- çin yaşanıyor. Vejetaryenlik algısı “normal” iken, veganlığa daha “egzotik” bir tarz gibi bakılıyor. Üye ve çalışan sayınız ne durumda? Şu anda 1000’in biraz üzerindeyiz*. Ayrıca 1000 civarında da bağışçımız ve dergimizin aboneleri var. Bizlerin dışında, Swissveg’de 4 yarı zamanlı çalışanımız var. Ayrıca gönüllü çalışanlarımız da var. *Ülke nüfusu 8 milyon. Hayvan hakları grupları ile iliş- kileriniz nedir? Biz kendimizi bir hayvan hakları grubu olarak görmekteyiz ancak ana aktivitelerimiz bu başlıkta değil. Sadece hayvan hakları için mücadele eden organizasyonlar var. Bazıları bizi ayrı bir organizasyon olarak görüyor ve hayvan hakları konusunda yapacak bir şeyimiz olmadığını düşünüyor. Öte yandan hayvan hakları için geniş- lemekte ve yeni oluşumlar da ortaya çıkmakta. Bu durum hareketi bir miktar bölmesine rağmen aynı zamanda bu gruplar muhtemelen bizim ulaşamadığı- mız insanlara da ulaşıyor. Peki bu gruplarla işbirliği yapabiliyor musunuz? Evet. Geçen hafta bir gösterimiz vardı, hepimiz birlikte katıldık. Gerektiğinde bir araya gelip, etkinlik düzenleyebiliyoruz. Bu konuda sorun yok. Swissveg’in bu yıl ve gelecek yıl ana hedefleri nelerdir? Yeni bir web site hazırlığımız var, henüz tamamlanmadı. Organizasyonumuzun ismini değiştirdik. Bu nedenle çok sayıda yeniden tasarlanması gereken broşürlerimiz, basılı malzemelerimiz var. Dergimiz, Veganmania, Vegan Street organizasyonları…derken gündemimiz çok yoğun.

Bu etkinlikler için oluşturduğunuz bütçe nedir? Yaklaşık 200.000 Euro Avrupa’daki diğer organizasyonlarla ilişkileriniz ne durumda? Ben aynı zamanda Avrupa Vejetaryenler Birliği EVU’nun başkan yardımcısıyım. EVU’nun kuruluş kararı 1985’de alınmış. 1988’de de Hollanda da resmi tescili yapılmış. Avrupa’daki hemen tüm büyük vejetaryen ve vegan organizasyonlar bu birliğe üye. Avrupa Birliği nezdinde lobi faaliyetleri yapıp, haklarımızı koruyoruz. Ülke organizasyonlarının tekil olarak yapamadığı uluslararası girişimleri EVU üzerinden yürütüyoruz EVU’ya hem vejetaryen hem de vegan dernekler üye iken neden adı Vejetaryenler Birliği? Vejetaryenlik et yemeyen tüm insanlar için şemsiye bir sözcük. Tüm veganlar da et yemiyor, yani aynı zamanda vejetaryenler. Fakat bazı veganlar tamamen ayrı olduklarını ve vejetaryenlikle ilişkileri olmadığını düşünüyor. Ben bunun çok iyi fikir olmadığını ve bununla uğraşmak durumunda olduğumuzu düşünüyorum. Örneğin bazı genç aktivistler vejetaryen değil, sadece vegan derneklere üye olmak isitiyor. Ayrı organizasyon oluşturmayı tercih edip, daha güçlü lobi oluşturmaya önem vermiyorlar ki aslında birlik halinde, ayrı organizasyonlara göre daha geniş kitlelere ulaşma imkanımız var. EVU’nun ajandasında öncelikler neler? EVU olarak öncelikle vegan ve vejetaryen tanımlarının yapılmasını sağladık. Bu sayede artık AB çerçevesinde, vegan yada vejetaryen ürünlerin resmi tanımları var. Evet bunu kontrol edecek çok insan yok ama şu anda yasal olarak, vegan ve vejetaryen olmayan ürünlerin, vegan ve vejetaryen olarak sunulması yasaklanmış durumda. Bu çok önemli bir aşama. Bu sürecin tüm AB ülkelerine yayılımı elbette yavaş ilerliyor ama bunun için büyük gayret gösteriyoruz.. AB içinde veganlık ve vejetaryenlikte belirgin farklılıklar var mı? Elbette. Her ülkenin kendi geçmişinden kaynaklanan belirgin farklar olabiliyor. Örneğin Doğu Avrupa.. Buralarda komünist rejim sırasında genelde vejetaryen organizasyonlara izin verilmemişti. Bazılarında sosyal hareketlerin neredeyse hiçbirine izin verilmemişti. Şimdi halk, hayvanlar için yapılan çalışmalarla ilgileniyor. Doğu Avrupa’da sokaktaki insan yapılan etkinliklere, Batı’dakinden daha çok ilgi gösteriyor. Zürih’te örneğin, açık havada kuracağınız bir stand ya da büyük bayrak..vb çok ilgi çekmeyebilir çünkü artık insanlar çok sayıda etkinlikle “dolmuş” durumdalar. Doğu Avrupa’da ise halk doğrudan yanı- nıza geliyor ve ilgileniyor. Bunun gibi pek çok farklılıklar görüyoruz.. Avrupa dışında Ortadoğu ya da dünyanın farklı bögelerini ziyaret ettiniz mi? Buralardaki vegan ve vejetaryen hareketler hakkında fikriniz var mı? Hayır ama İsviçre’ye bu bölgelerden sü- rekli ziyaretçilerimiz var. Öte yandan dünya çapında da heyecan verici gelişmeler olmakta : Örneğin Tayvan ve Çin’de vejetaryen gruplar var ve büyümekteler. Bazıları Çin’de hiç vejetaryen olmadığını düşünür ama dünyanın her yanında vejetaryenler ve veganlar var. Hindistan’da örneğin, önceleri bir vejetaryenler birliğine ihtiyaç yoktu, çünkü hemen herkes vejetaryendi. Fakat şimdi hayvan haklarını, vegan/vejetaryen yaşam biçimlerini yaymak için organizasyonlara ihtiyaç duyuluyor. İlginç olan, dünyanın farklı yerlerinde olsak da sorunlarımız üç aşağıda beş yukarı aynı. Aynı zorluklarla mücadele ediyoruz. Önümüzdeki 5 yıl için öngörü- leriniz neler? Geçmiş 20 yıl içinde vejetaryenliğin imajının kökten değişmesi gibi, aynı şeyi veganlık için de ümit ediyorum.Veganlığın önümüzdeki 5-10 yıl içinde “egzotik” bir tarz değil, “normal” olarak algılanmasını… Vegan olan birinin her yerde vegan yiyeceklerin bulunmasını, hatta taşra da dahi.. Bunlar benim hayallerim.. Son olarak eklemek istedikleriniz? Türkiye’deki sizin gibi bir organizasyonun olmasından mutluluk duyuyorum. TVD olarak sizlere başarılar ve çok sayıda yeni üye diliyorum.

Haber/Röportaj Güzide Erden (TVD)

HENÜZ YORUM YOK