ABD: Veganlık Tam Yol İleri!

0
968

Çeviri: Cem Çeboğlu

Amerika Beslenme Rehberi’nin bu yıl hazırlanan 7.sayısının yönerge odak noktasında ilk kez vegan beslenme vurgusu yapıldı.

“The Dietary Guidelines for Americans” (Amerika Beslenme Rehberi), Federal beslenme politikasının ve beslenme eğitimi faaliyetlerinin temel taşı niteli- ğindeki bu rehber, her 5 vega-3-184yılda bir The Department of Agriculture (USDA)ve The Department of Health and Human Services (HHS). tarafından ortaklaşa yayınlanıyor ve güncelleniyor. Rehberin amacı, doğru gıda seçimleri, kilo kontrolü, hastalıkları önlemek üzere oluşturulan yönergelerle, toplumu sağlıklı beslemeye yönlendirmek olarak özetlenebilir. Rehber, Amerika dışında da genel sağlık kuralları bakımından tavsiye niteliğinde kabul görüyor.

Amerikan Beslenme Rehberi önerileri, kronik hastalık riski taşıyanlar da dahil, 2 yaş ve üzeri Amerikalılar için hazırlanmaktadır.

1980 yılından beri 5 yılda bir yayınlanan rehberin, 2015 yönergelerinin oluşturulduğu Nisan ayında düzenlenen panelde, bu yeni yaklaşım tarzına karşı çeşitli itirazlar da elbette yükseldi. Bu yönerge raporu, 2015 yılı sonuna dek tartışılmaya devam edecek.

Diyet önerileri oluşturmayı hedefleyen federal panelde Amerikalılara çevre için daha iyi olması sebebiyle daha az et yemenin önerilmesi üzerine ülkenin domuz, kümes hayvanı ve kırmızı et üreticilerini temsil eden endüstri gruplarından büyük tepki geldi.

1983 yılında federal olarak görevlendirilen diyetisyenler tarafından kurulan Beslenme Önerileri Danışma Komitesi bu sene ilk kez topluma yönelik öneri ve tavsiyelerinde çevresel sürdürülebilirliğe dikkat çekti. Bu sene yayınlanan bildirilerinde daha az hayvansal gıda içeren diyetlerin sadece daha sağlıklı olmakla kalmayıp çevreye daha az zarar verdiğinin de altı çiziliyor.

Et endüstrisi büyük tepki göstererek panelin böyle bir karara varmak için yetkili ya da uzman bir konumda bulunmadığını iddia ediyor. Büyükbaş Hayvanlar Birliği yasal ilişkileri yöneticisi Kristina Butts “Sağlıklı beslenme önerilerinden söz ederken, sağlık ve beslenme konularından söz etmeleri istenirken komitenin kalkıp böyle bir konuya girmesi hiç uygun değil” diyor. Kuzey Amerika Et Endüstrisi de Butts ile aynı fikirde, sürdürülebilirliğin çevre konusunda uzmanlaşmış bir kuruluşa bırakılması gerektiğini söylüyor.

Tarım ve Sağlık Bakanlığı komitenin raporunu değerlendirerek rapordaki bilgileri 2015 sonuna doğru çıkacak olan önerileri hazırlamak için kullanacak.

Ancak Tarım Bakanlığı Sekreteri Tom Vilsack da sürdürülebilirliğin komitenin öneri ve tavsiyelerinin kapsamının dışında kalan bir konu olduğunu düşünüyor:

“Ben yasayı okudum ve okuduğum şey, görevimizin beslenme ve diyet tavsiyeleri oluşturmak olduğuydu. Diyet ve beslenmenin altını çiziyorum, çünkü yasa böyle söylüyor. Benim sorumluluğum da yasalara uymak”.

Ancak komite üyeleri insanların ne yiyip ne yememesi konusunda önerilerde bulunurken gıda arzını tartışmakta özgür olduklarını söylüyor.

Boston Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Bölümünde profesör olan, ayrıca komitenin başkanı olarak da görev alan Barbara Millen “Faaliyet alanımızın nerelere dek uzandığı bizim bileceğimiz iş. Biz Amerikalıları daha az deniz ürünü tüketmesi konusunda desteklediğimiz için sürdürülebilirlik konusuna bakmamız gerektiğini hissettik” diyor.

Millen panelin komite üyeleriyle beraber çalışmak üzere iki sürdürülebilirlik uzmanı davet ettiklerini söylüyor.

571 sayfalık raporda, ortalama ABD diyetinin komitenin önerdiği sağlıklı bir beslenme biçimine; yani bitkisel ağırlıklı, düşük yağ içeren ya da hiç içermeyen gıdalar ve alkolün azaltılması; kırmızı ve işlenmiş et tüketiminin azaltılması, yapay şeker kullanılan içecek ve gıdaların azaltıldığı bir beslenme biçimine kıyasla daha çok sera gazı salımı, toprak kullanımı, su tüketimi ve enerji tüketimine sebep olduğunu söylüyor.

Bilimsel çalışmaların incelenmesi sonucu komite vegan beslenmenin sağlık en için en potansiyel faydaları içerdiğini ileri süren bilimsel çalışmalara dikkat çekti.

“Organik yolla elde edilen vegan diyetin kaynaklara ve ekosistem kalitesine en düşük oranda olumsuz etkisi olduğunu görüyoruz, ortalama İtalyan diyetinin ise öngörülen düzeyde bir etkisi olduğunu görüyoruz. Büyükbaş hayvan eti tüketiminin çevreye en büyük oranda zarar verdiğini; zarar veren diğer gıdalar arasında deniz ürünleri, peynir ve süt ürünlerinin de sayılabileceğinin söyleyebiliriz.”

Komite raporuna göre; kırmızı ve işlenmiş ette doymuş yağ var; doymuş yağ fazla tüketildiğinde kardiyovasküler hastalıklara yol açabiliyor. Bu yüzden komite Amerikalıların daha fazla sebze ve meyve tüketmesini öneriyor.

Ancak endüstri grupları etin protein içerdiğini, proteinin insanların kendini daha iyi hissetmesini sağladığını öne sürüyor. Butts’a göre et yemek insanların kendi beslenme tarzlarına daha sıkı sarılmasına yardımcı oluyor.

Tüketicilerin komitenin tavsiyelerini tam anlamıyla ciddiye alarak hayata geçirmediği bilinse de yine de okul yemekleri; kadınlara, bebeklere, çocuklara ve orduya yönelik özel takviye beslenme programları gibi federal programlarda komite tavsiyelerinin ciddiye alındığı biliniyor.

“İnsanlar biraz anlamaya çalışsa sözünü ettiğimiz şeyin etsiz bir diyet ve vegan bir yaklaşım olmadığını anlarlardı; aslında yapmaya çalıştığımız şey, tüketicilerebir çok seçenek sunan 3 modelli sağlıklı bir beslenme haritası”.

Komite Başkan Yardımcısı Alice Lichtenstein et endüstrisinde komitenin gerçekte ne yaptığını bilmediğini söylüyor. “ABD Tarım Bakanlığı ve Beşeri ve Sıhhi Hizmetler Departmanı’na rapor hazırlamakla yükümlüyüz. Raporun son hâlinin nasıl olacağını bilmiyoruz. Bizim işimiz, varolan kanıtları bir araya getirmek, değerlendirmek ve sekreterliğe teslim etmek”.

Vicky Hartzler ve 70 Cumhuriyetçi Tarım Bakanlığı ve Beşeri ve Sıhhi Hizmetler Departmanı’na bir yazı göndererek beslenme önerilerinin tamamen gıda üzerine bilimsel bulgulara göre hazırlanması ve Kongre’nin onay verdiği bildirgeye bağlı kalınmasını talep etti. Yazılan mektupta meclis üyeleri danışma komitesinin “Tarım Bakanlığı ve Beşeri ve Sıhhi Hizmetler Departmanı sekreterliğine yönelik tavsiyelerinde sınırlarını son derece aştığı, sekreterlerin görevinin danışma komitesinin sürdürülebilirlik konusundaki politikalara değil besin ve beslenme tavsiyelerine odaklanması gerektiği, çünkü sürdürülebilirlik konusunda komite üyelerinin uzmanlık bilgisi, kanıtı ya da yasal bir bildirgesinin bulunmadığı” söylendi.

Bir Beşeri ve Sıhhi Hizmetler Departmanı temsilcisi, departmanların raporu değerlendireceğini, bunu yaparken federal merkezlerden gelecek verilerin ve kamuoyunun tepkisinin de bu değerlendirmeye dahil edileceğini söyledi.

Departman sürdürülebilirlik konusunun komitenin bilgi ve ilgi alanı içerisinde olup olmadığı ya da sürdürülebilirlik konusunun raporun son haline dahil edilip edilmeyeceği konusundaki soruları cevapsız bıraktı.

EKONOMİK TAHMİNLER:

NASDAQ , BU RAPOR ÖNCESİ YATIRIMCILARA NE ÖNERDİ?

NASDAQ, 1971’de New York’ta kurulmuş dünyanın en yaygın borsa kuruluşlarından biri olan özel bir borsadır. USDA’nın beklenen yeni Diyet Yönergeleri öncesi, Nasdaq Borsası ‘nın 22 Ocak 2015 tarihli “How The ‘Death Of Meat’ Could Impact Your Portfolio” başlıklı yazısında, yeni beslenme yönergesi ile ilgili tahminlere yer verilerek, yatırımcılara, olası sonuçlar ve bu yönde birtakım tavsiyelerde bulunuldu:

“İnsanlar yüzyıllardır birçok kültürde merkezi bir rol oynayan ete bağlı yaşam sürmelerine rağmen, etin üstünlüğü solmaya başladı. Şu anda Amerikalılar özellikle sığır ve domuz eti gibi kırmızı et ürünleri başta olmak üzere daha az et tüketmeye başladı. Et tüketimini azaltan nedenler bir sır değil. Doktorlar uzun bir süredir, çok fazla kırmızı et yemenin daha fazla kanser ve diğer sağlık riskleri taşıdığı konusunda uyarılarda bulunuyor ve nihayet insanlar da bu mesajı alarak artık geri adım atmaya başladı.” ifadesiyle etin sağlık risklerinin özetlendiği yazıda; “ABD Tarım Bakanlığı’na göre geçtiğimiz 10 yıl içinde, ABD’de kişi başına düşen yıllık kırmızı et tüketimi % 15 düşüşle 101 pounda geriledi. 1970’lerin başından beri, 3’te 1 oranında bir düşük var. Ve aşağı yönlü tüketim eğilimi, yakın zamanda et endüstrisinde olumsuz etkileri hızlandırabilir.” görüşüne yer verildi.

Bu değerlendirmenin ardından USDA’nın 2015 Beslenme Rehberi’nin de bu gerçeklerden etkilenebileceğine yer verilen yazıda, beklenen böylesi bir değişikliğin USDA’nın yıllardır yayınladı- ğı diyet yönergelerinde ilk kez bu derece keskin bir değişiklik içereceği vurgusuyla, bu raporda çevresel etkilerin de önemli rol oynayacağı belirtildi.

“Nitekim, Birleşmiş Milletler yılda 7,1 gigatonluk emisyondan veya insan faaliyetleri sonucu oluşan tüm sera gazlarının yaklaşık % 15’inden bu sektörün sorumlu olduğunu ortaya koyuyor. Sığır üretimi, hayvancılık sektörü ile ilgili emisyonların % 41’inden sorumlu, büyük suçlu. Domuz eti, kümes hayvanları, yumurta ve süt üretiminin de, yanı sıra önemli karbon ayak izleri var. Sonra muazzam kaynak kullanım sorunu var, 1 pound (yaklaşık 453 gr) domuz eti üretmek için gerekli su yaklaşık 600 galon ve sığır etinde ise 1.800 galon.”

Ayrıca eti için yetiştirilen hayvanlarda kullanılan muazzam miktardaki yemin içerdiği antibiyotik için insanlarda tedavisi zor hatta bazen imkansız olan bakteriyal enfeksiyonların artışına sebep olduğu belirtilerek, tüm bu nedenlerle de USDA uzman komitesinin, özellikle kırmızı ve işlenmiş et yemeyi daha az tavsiye edebileceği tahminine yer verilen yazıda;

“USDA, bu durumları kabul ederse, şimdiye kadar ilk defa aktif et tüketimini caydırıcı olacak.” ifadesine yer verildi. Yatırımcıların, genel kamuoyu dirense veya hükümet tarafından tavsiye edilse bile, et endüstrisinin bu potansiyel etkisini hafife almamaları gerektiği belirtilerek, beslenme yönergeleri nedeniyle küresel ısınma ile ilgili endişelerin de daha ciddiye alınabileceği üzerinde duruluyor.

Amerika Beslenme Rehberi’nin aynı zamanda ete karşı çocukların tutumlarının şekillenmesinde büyük rol oynayacağı ifade edilerek, “Söz konusu yönergeler, okul ve diğer kamu yemek programları aracılığıyla genel gıda seçimlerini de etkiler.” görüşü yer verildi.

“Böyle bir senaryoda, et talebinde meydana gelebilecek hızlı bir düşüş, et endüstrisinde ağır stres yaratabilir.” değerlendirmesiyle, NASDAQ, USDA 2015 Beslenme Rehberi’nde böyle bir değişikliğin olması halinde yatırımcıları, et endüstrisi hisselerinde veya borsa yatırım menkullerinde uzun pozisyonlar bulundurmak konusunda iki kez düşünmeye davet etti. Olası durumda ise, Amerika dışındaki pazarın hedeflenmesi tavsiyesinde bulundu.

Kaynaklar: http://thehill.com/ regulation/237767-vegan-diet-best-for-planetfederal-report-says, http://www.nasdaq.com/ article/how-the-death-of-meat-could-impactyour-portfolio-cm435607#ixzz3Xt9TJeC9

HENÜZ YORUM YOK